Kitabın Adı : Eğitimin AKP'si -kurnazlığın aklı tesli aldığı dönem- Yazarı : Ünal Özmen Yayıncı : Sobil ISBN : 978-9944-271-00-4Boyut : 13,5x20Sayfa : 192Fiyatı : 10 TL.
“Eğitimin AKP’si”
Hülya Yıldırım (BirGün)
“Eğitimin AKP’si” AKP dönemi eğitim uygulamalarının yöntem
ve sonuçlarını belgelere dayanarak anlatmaktadır. Kitapta kadrolaşma, eğitimin
dinselleştirilmesi ve ticarileştirilmesi için izlenen yol ve yöntemler göz önüne
serilirken, öğretim programlarının
değiştirilmesi ve ders kitaplarının ticari bir meta haline getirilmesi
ayrıntılı olarak ele alınmış.
Ünal Özmen, eğitimin içinde bulunduğu durumu hemen hemen her
başlık altında irdelerken cesur bir dil kullanmış; belgelere dayandırdığı
iddialarını sözünü sakınmadan dile getirmiş. MEB’de kimlerin nereye nasıl
atandığını, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in MEB’de kişisel bir
örgütlenmeye gittiğini,Talim Terbiye
Kurulunun “ders kitabı borsası”na dönüştüğünü, bakanlık ihalelerinin hangi
yöntemlerle kimlere “peşkeş” çekildiğini anlatırken dava dosyası hazırlayan
savcı gibi davranmış.
...
'Eğitimin AKP'si'
Abbas Güçlü (20 Mart 2007 Milliyet)
Talim ve Terbiye Kurulu eski görevlisi Ünal Özmen "Eğitimin AKP'si-
Kurnazlığın Aklı Teslim Aldığı Dönem" diye bir kitap yazmış. "Öğretim
Programları ve Ders Kitapları Birimi'ndeki görevim sırasında edindiğim
deneyimlerim ve milletvekili danışmanlığı yaptığım dönemde yakından
izlediğim AKP dönemi eğitim uygulamalarını analiz etmeye çalıştım.
Kitapta AKP iktidarının öğretim programları ve ders kitapları
politikası ile kadrolaşma ana tema olarak alınmıştır" diyor. Belgelere
dayalı kitap, muhalif bir gözle yazılmış. Dolayısıyla aksi iddia edilse
de politik bir bakış açısı hâkim ama önemli ipuçları verdiği kesin.
İşte kitaptan bazı satırbaşları:
AKP, bizim de sert dille eleştirdiğimiz sistemin kusurlarını
düzeltmek bir yana, onu kendi ideolojisinin merkezi yapmaya çalıştı.
Bunu yaparken iyileştirmeye yönelik projelerin önünü kesecek yapısal
bozulmaları da sağladı.
Bu dönemde dinci kadroların Milli Eğitim Bakanlığı yönetimini ele geçirmesi tamamlandı.
Ders kitaplarından bilimsel ifadeler çıkarılarak hurafeler eklendi.
Kuran kurslarının denetimi Milli Eğitim müfettişlerinden alındı. 19 görev alanı 7'ye indirildi.
TÜBİTAK yasasında değişiklik yapılarak 14 kişilik Bilim Kurulu'nun
yarısının doğrudan, öteki yarısının da (Bilim Kurulu, TOOB ve YÖK'ün
belirleyeceği adaylar arasından) dolaylı olarak başbakan tarafından
atanması sağlandı.
Özel günler, okullarda dini etkinliklerle
kutlanır hale geldi. Kuran kursları, kursa gitme yaşı aşağı çekilerek
okulların alternatifi haline getirildi.
Eğitim yöneticisi seçiminde liyakat yerine din eğitimi veren okullardan diplomalı olmak referans kabul edildi.
Başarısız ve hatta okula devam etmeyen öğrencilerin bir üst sınıfa
geçmelerini sağlayan genelgeyle öğretmen ve okul sistemleri devre dışı
bırakıldı.
AKP iktidarı, "eğitimde demokratik ve çağdaş bir
yaklaşımın benimsenmesi", "katılımcı kanalların açık tutulması",
"bakanlığın hiyerarşik yapısının yeniden düzenlenmesi", "öğretmenlerin
özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi" gibi seçim
bildirgesinde yer alan hedeflerin hiçbiri gerçekleştirilmedi.
Tek somut icraat ders kitaplarının ücretsiz dağıtılması oldu. Ama pis
kokular yaymaya başladı. Bir önceki yıl alınan kitapların yüz
binlercesi depolarda dururken ve öğrencilerin elindeki kitapların
tekrar kullanılması yolu varken, her yıl yenilenen ihalelerle yüz
milyonlarca dolar yandaş yayınevlerine cülusiye gibi dağıtıldı.
Özetin özeti: Eğitimde sular fokur fokur kaynıyor. Pek çok konu buhar
olup uçuyor gibi gözükse de sağanak yağmura dönüşmesi yakındır...